Muhammed et-Tavil’in, İsrail’in Filistinlilere yapmış olduğu son saldırganlığın, son baskı ve zulmün sembol ismi olduğunu söyleyen Bakan Kurtulmuş, “Muhammed et-Tavil kardeşimiz Filistin mücadelesinin sembol kahramanlarından birisi. Filistin’in o direnişçi ruhunu sembolize ediyordu. Ama onun haline, tavrına, hastalığına hiç aldırmadan onu da yaka paça derdest edip götürdüler, down sendromlu Muhammed evladımızı gözaltına aldılar ve son derece kötü davrandılar.” dedi.

“Dünya Yaşananları Görmese de Filistin Halkının Yanında Olmaya Devam Edeceğiz”

İsrail’in, özellikle 1967 yılından beri sürdürmüş olduğu işgal, baskı, zulüm ve sindirme politikalarının sürekli devam ettiğini belirten Bakan Kurtulmuş, İsrail’in, ABD yönetiminin almış olduğu kararın sadece bir başkent değiştirme olmadığını aslında çok iyi kavramış olduğuna vurgu yaptığı konuşmasında, bunu Kudüs’ü tamamen ilhak etmek için kullandıklarını söyledi. İsrail’in, Batı Şeria’sıyla, Gazze’siyle ayrılmaz bir bütün olan Filistin topraklarının tamamını bir zulüm ve açıkhava hapishanesi haline getirdiğini kaydeden Bakan Kurtulmuş şöyle devam etti.

“Bütün dünya bu Filistin meselesine karşı sessiz kalsa, bütün dünya yaşanan bu olayları, zulümleri görmese de biz Türkiye olarak Filistin halkının yanıda olmaya devam edeceğiz. Sayın Trump’ın ABD’de son kararının Amerika’yı yanlızlaştıran bir sürece de döndüğünü görmekten dolayı da son derece memnun olduğumuzu ifade etmek isterim. Haksız bir karardı. Siyonist lobilerinin etkisi altında alınmış olan bir karardı. Bunun BM Güvenlik Konseyi’nde 14-1 şeklinde oylanması yani Güvenlik Konseyi’nde sadece ABD’nin daimi üyelikten gelen gücünü kullanarak veto etmesi dolayısıyla bu yasa bir uygulama imkânı bulamadı. Ümit ediyoruz ki, genel kurulda çok büyük bir oyla bütün dünya Kudüs’ün İsrail devletinin başkenti olması kararını değiştirecektir.

“Hiç kimse Filistinli kardeşlerimizin varlığını yoksayamaz”

 

Bu son haksız kararla birlikte Filistin uluslararası camiada çok daha tanınır bir devlet haline gelmiştir. Filistin davasına sahip çıkan çok sayıda halkların olduğunu görüyoruz. İnşallah başkenti Kudüs olan Filistin devleti, tam manasıyla özgür bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadele devam edecek, uluslararası platformdada hergün Filistin’in dostları sayı ve güç olarak artacaktır. Türkiye olarak bu mücadelede her zaman Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Biz Kudüs şehrinin de, o tarihten gelen kimliğinin korunması, Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin asırlarca hepberaber yaşadıkları o çok dinli, çok kültürlü yapısının korunmasının uluslararası camianın üzerinde ayrı bir sorumluluk olduğunu da düşünüyoruz. Dolayısıyla hiç kimse Kudüs şehrini Yahudileştiremez. Hiç kimse Filistinli kardeşlerimizin varlığını yoksayamaz, onları Filistin topraklarından uzaklaştıramaz. Filistin davası bakımından yeni bir merhaleye girilmiştir. Böylece uzunca bir süredir kendi iç çatışmaları ve çelişkileriyle boğuşan İslam dünyası başta olmak üzere bütün ülkeler Filistin davasını ortak bir melese olarak görmeye başlayacaklardır.”

“Kutsal Emanetler Bizim İçin Sadece Maddi Emanetler Değildir”

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı’nın sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu ithamlarla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bazılarının biz bu mücadeleyi verirken Türkiye’nin önüne çıkmak, önünü kesmek için bazı sözler sarf etmesini esefle karşılıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri Bakanı’nın Osmanlılar, Fahrettin Paşa oradaki Müslüman halkların mallarını, mülklerini, kutsal emanetleri çalmışlardır şeklindeki sözlerini asla kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim için kustal emanetler sadece Hz. Peygamber efendimizin Topkapı Sarayı’nda sergilenen hırkası, sancak-ı şerifi ve kılıçlarından ibaret bir takım maddi emanetler değildir. Bizim için kutsal emanetler Mekke’dir, Medine’dir, Kudüs’tür. Biz Kudüs’ü kutsal emanetlerin en önemlilerinden birisi olarak görüyoruz ve bu emanete kıyamete kadar da sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

“Türkiye Sizin Toprağınızdır, Vatanınızdır”

Muhammed et-Tavil ve ailesinin üç gün evvel Türkiye’ye geldiklerini söyleyen Bakan Kurtulmuş, Türkiye’nin Filistin davasına sahip çıktığının aslında bir göstergesi olarak da kendilerine burada ev sahipliği yapmaya gayret ettiklerini ifade etti. Türkiye Down Sendromlular Başkanı ve üyelerine de teşekkür eden Bakan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar da çok güzel bir bilinç ile bu kardeşimize, evladımıza sahip çıktılar. Türkiye sizin toprağınızdır, vatanınızdır.” Muhammed et-Tavil de İsrailli askerlerin kendisini darp ettiğini, kelepçelediğini ve saatlerce hapsettiklerini belirtti.

Baba Halil İbrahim et-Tavil ise, şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk halkıyla gurur duyuyoruz, Hükümetiyle, bütün devlet kurumlarıyla bizlere destek olan Federasyonumuzla gurur duyuyoruz. Biz de bu milletin bir vatandaşıyız, biz de bu milletteniz.” Çocuklarının yaşadığı üzücü olayı tüm dünyaya duyurarak Türkiye’ye gelmesinde etkili olduğu için basın mensuplarına reşekkür eden anne Vecihe Raşid İbrahim de, “Türk halkına, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Bakanlarımıza çok teşekkür ediyoruz, bizleri konuk ettiniz. Türk basınına çok teşekkür ederiz, buraya gelmemize sebep oldukları için.”  dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here