Nestlé Professional’ın Akdeniz Bölgesi’ndeki otel yöneticileri, şef ve yiyecek içecek profesyonellerine yönelik olarak düzenlediği “Türkiye Turizmini Markalaştırmak” paneli yaklaşık 250 kişinin katılımıyla Antalya Regnum Carya Otel’de gerçekleştirildi. Gazeteci, yazar Cüneyt Özdemir moderatörlüğünde, ekonomist Cem Seymen, SKÅL Uluslararası Örgütü Dünya Başkanı Salih Çene, stratejik pazarlama ve inovasyon konusunda Türkiye’nin öncü isimlerinden Mustafa İçil ve Nestlé Professional Türkiye Genel Müdürü Arzu Alibaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen panelde dünden bugüne Türkiye turizmi stratejik pazarlama, ekonomi ve sektörel bakış açılarıyla ele alındı.

ÜSTÜN KALİTEDE SÜRDÜRÜLEBİLİR HİZMET

Türkiye turizminin gerçek bir marka haline geldiğinde daha sürdürülebilir, bölgesel ve uluslararası gelişmelerden daha az etkilenen, istikrarlı bir büyüme trendi yakalayabileceğinin altının çizildiği panelde, markalaşma ve üstün kalitede hizmet anlayışıyla üst segmentlerdeki müşterilere ulaşmanın ve turist sayısı ile turizm gelirlerini ciddi şekilde artırmanın önemine değinildi.

ALİBAZ: BİRLİKTE DAHA FAZLASI MÜMKÜN                                                         
Arzu Alibaz, panelde yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

”Nestlé Professional, Türkiye’deki faaliyetlerine 21 yıl önce başladı. İlk günümüzden bu yana “Daha Fazlası Mümkün” sloganıyla sürdürdüğümüz çalışmalarımızı, bugün Türkiye turizminin kalbinin attığı yer olan Antalya’da, turizme emek veren tüm iş ortaklarımızla “Birlikte Daha Fazlası Mümkün” diyerek bir adım ileriye taşımaktan çok mutluyuz. Türkiye deniz, kum, güneş üçlüsünden çok daha fazlasına sahip bir ülke. Gastronomiden spora, sağlıktan alışverişe farklı turizm akımları için çok cazip destinasyonlara ve fırsatlara sahibiz. Geçmişte tatil denildiğinde akla yalnızca deniz turizmi gelirken bugün bu alanlara büyük ilgi gösteren çok geniş bir kitle var. Artık tatil tercihlerinde online dünyanın ve sosyal medyanın çok daha etkili olduğunu da unutmamak gerek. Üstün hizmet kalitemiz ve kültürel çeşitliliğimiz büyük avantaj. Markaların burada sunacağı en önemli desteklerden birinin ürün ve hizmet kalitesini artıran ürünler sunmak ve insan kaynağına yatırım yapmak olduğuna inanıyoruz.”

SEYMEN: YERELLEŞME TRENDİNİN SUNDUĞU BÜYÜK FIRSATLAR VAR

Ekonomist Cem Seymen de turizm alanında Türkiye’de inanılmaz bir fırsat bulunduğuna işaret ederek, “70 bin turizm meslek yüksek okulu mezunu gencimiz var. Dünyanın tam bir kırılma yaşadığı, küreselleşmenin bittiği noktada, bizim için ‘yerelleşme’ trendinin sunduğu büyük fırsatlar var. Müthiş yerel ürünlerimiz var. Sadece deniz, kum, güneş değil, inovatif düşünerek, yeni bir dizayn, yeni bir toplu kalkınma anlayışı yaratmalıyız. Ekoloji turizmi olmadan olmaz. Binlerce yıllık zeytin bahçelerimizi anlatmalıyız. Mitoloji turizmi demeliyiz. Tek başına Truva bile bu bağlamda büyük zenginlik. Bu zenginliklerimizi deneyimletmeliyiz. Bir şeyi deneyimletmeden marka olamazsınız. Hikaye anlatmadan marka olamazsınız. Türkiye’nin şu anda kendine inanması lazım” diye konuştu.

ÇENE: KRİZLERİN ARINDAN TUİZM ÇABUK TOPARLANDI

SKÅL Uluslararası Örgütü Dünya Başkanı Salih Çene ise turizmin 2015 ve 2016’daki krizlerin ardından çabuk toparlandığını, burada sektörün şartlara uyabilme yeteneğinin yüksekliğinin rol oynadığını belirterek, “Öte yandan kriz sonrası turizmin öneminin tekrar kavrandığını düşünüyorum. 15 yıl aradan sonra 3. Turizm Şurası’nın düzenlenmiş olması bunun bir göstergesi. Şura’dan çıkan önemli stratejik kararlardan biri de turizm sayesinde kültür ve turizm alanında uluslar ve kültürler arası ilişkileri geliştirerek, uluslararası barışa hizmet etme vizyonudur. Turizm, bölgeler arasında insan ilişkilerini inanılmaz derecede geliştiriyor. Bu yönüyle turizmin aslında bir sosyal sorumluluk projesi olduğu da kabul görmüş oluyor” dedi.

İÇİL: TURİZM TANITIMLARINDA BİZİ UZMANLAR ANLATMALI

İçil Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Mustafa İçil de müşteri beklentilerindeki değişimle birlikte kişiselleştirme ve hedefli pazarlamanın kazandığı önemi vurgulayarak, bu durumun turizm tanıtımlarında da geçerli olduğunu söyledi. İçil, “Artık fotoğraf noktaları değil Instagram noktaları var ve içeriğin bir hikaye aracılığı ile sunulması lazım. Bizi uzmanlar anlatmalı. Örneğin doğa turundan bahsedeceksek, doğa uzmanlarından, dalış yapacaksak dalış hocalarından hikayeleri dinlemeliyiz. Kanalın ve mecranın ruhuna uygun paylaşım ve doğallık, etkileşimi yaratıyor. Bu doğallığı yaşıyor olmamız lazım ki konuşulsun ve paylaşılsın” şeklinde konuştu.

CEVAP VER