Ankara’nın önde gelen otellerinden Oran’da bulunan Monec Hotel’in Genel Müdürü Semih Demirci ile röportaj yaptık. Demirci’ye sektörde merak edilenleri sorduk. Samimi cevaplar aldık.

  • Bize ilk olarak kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

  • Ben1991 yılında Antalya Side bölgesinde otelciliğe başladım. İlk çalışma deneyimim Kaya grubunda başladı. Daha sonra sırasıyla, Exelcior Corinthia Hotel ve Grand Prestige Hotel de çalıştım. 1994 yılının kasım ayında başlayarak Uludağ Grand Yazıcı da bir sezon görev aldım daha sonra Antalya’ya geri dönerek Blue Waters Dedeman’da görev alarak daha sonra Ankara’ya transfer oldum. Ankara Dedeman’da 1995 yılının 8 Kasımında göreve başladım, 17 yıl  Dedeman grubunda çalıştıktan sonra servis müdürlüğüne kadar yükselme başarısı gösterdim. 2013 haziran ayında Crowne Plaza’dan Yiyecek içecek müdürlüğü teklifi aldım ve teklifi kabul ederek 16 haziran 2013 tarihinde göreve başladım. 1991 yılında en alt seviden başladığım otelcilik deneyimimde yiyecek içecek müdürü olarak Crowne Plaza otelinde hedeflerime ulaşma imkanını yakaladım. Geriye bir adım kalmıştı. Genel müdürlük.

2015 yılında doğum günüm olan 6 kasım tarihinde Crowne plaza otelinden ayrıldım. Ve 1 aralık 2105 tarihinde Hotel Monec de genel müdür olarak göreve başlamış oldum.

  • Sektöre nasıl başladınız?

  • Amcam sayesinde. Amcamın hissedar olduğu bir oteli var. Antalya’da otel var gidelim dediler. Öyle başladık. Ben amcamın otelinde barda çalışmaya başladım, patronun yeğenisin diyorlardı, ben de öyle diyordum ama adam beni aldı karşısına konuştu: ‘Evladım bak ben senin amcanım ama bunları görmen lazım, havaya girme, benim amcan olmam senin burada torpilli olman anlamına gelmez.’ dedi. Bende amcamın direktiflerini göz önünde bulundurarak çok çalıştım ve hatta orada ayın personeli seçildim. Çalıştığım üç sene sonunda servis şefliğine kadar yükseldim.
  • Peki, kurumlar arası geçiş yaşarken sıkıntı yaşıyor musunuz, zorlanıyor musunuz?

  • Bu başarınızla alakalı. Şöyle, şimdi yerli bir zincirden bahsediyoruz. Türkiye’nin en geniş yatak kapasitesine sahip grup Dedeman grubunu düşünün. Bu gruptan Amerikan zincirine geçişte tabii ki düşündüm, eşimle konuştum, çocuklarımla konuştum, müdürlerimle konuştum. Böyle bir zincirden böyle bir zincire geçmek ne gibi yarar veya zarar getirir diye. Herkes destekledi. Git dediler ve ben de gittim. Çok güzel iki buçuk yıl geçirdim. Ama sonra bana Monec Hotel nasip oldu. İki yıldır da Monec Hotel’de çalışıyorum ve çok mutluyum. İnşallah uzun yıllar daha devam ederim. Bu arada benim ikinci otelim daha var. Aslında ben sadece Monec genel müdürü değilim, Sputnik Batumi’nin de genel müdürüyüm. Yani grup otelcilik direktörüyüm böyle de ifade edebiliriz. Batum’da da bir otelimiz var oraya da gidip geliyorum. Geçen sene dört ay kaldım, bu sene de gittim geldim. Gidip geliyorum iki tarafı da yönetmeye çalışıyorum.
  • Zorlanmıyor musunuz?

  • Zorlanıyorsunuz ama zevkli. Bu dönemde en önemli unsur evdeki insanlar. Evdeki insanlar size destek olursa eşiniz çocuklarınız fedakârlık kabul ederse başarılı olma şansınız yüksek. Ama çocuklar derse ki ben seni göremiyorum baba, eşim derse ki ben seni evde istiyorum bunu yapma şansınız yok. Bugünlere geldiysek ailemiz sayesinde geldik.
  • Sizi bu günlere getiren en belirgin özelliğiniz nedir?

  • Çabuk karar vermek. Hızlı karar vermek. Benim her şeyim hızlıdır. Ben Karadenizliyim. Öyle bir huyum var, yemeği de hızlı yerim. Müdür arkadaşlarım otururlar, beraber yemeğe gideriz, yemekhaneye otururuz onlar daha çorbasını içmeden ben gidiyorum derim. Ben bitirmiş olurum çünkü. Öyle bir hızlılığım var.
  • Ani kararlarınızdan hiç pişman olmadınız mı? Yanılmadınız mı?

  • Olmaz olur mu?
  • Bu sizi pek etkilemiyor ama öyle mi?

  • Ama bakın ben bugün buradaysam, iki otelin genel müdürlüğünü yapıyorsam demek ki çoğu kararlarımda başarılıyımdır. Yani bir sistem kuruyorsun otele gitmediğini görüyorsun değiştiriyorsun. Şunu söyleyeyim geri adım atmak asla korkaklık değil, asla kaçmak değil. Kötü bir anlam ifade etmiyor benim için. Eğer ben bir hata yapıyorsam özrümü de diler geri adım atarım, doğrusu neyse onu yaparım. Çünkü genel müdürsün yanlışla devam etme şansın yok.
  • Gelecek yıllarda gerçekleştirmek istediğiniz planlarınız ya da projeleriniz nelerdir?

  • Ben hayatımda ilk defa 4 yıldızlı otelde iki yıldır çalışıyorum. Yaklaşık otuz yıla yakın bu sektörde tecrübem var, hepsi 5 yıldızlıdır. Benim için ayak uydurmak pek kolay olmadı. Benim otelim 50 odalı ama metrekare anlamında Ankara’nın en geniş odalarına sahiptir. Otelimde bir bahçe var, nasip olursa bahsettiğim bahçeye 150 oda ilave yapmayı düşünüyoruz. Bunun için patronumla konuştuk, anlaştık sadece bütçe kısmında bir beklenti var, o hallolursa bir yatırıma başlayacağız. 600 Kişilik bir salon olacak 200 tane oda olacak ve daha sonra 5 yıldız almak için başvurumuzu yapacağız. Ben de artık geçmiş 5 yıldız deneyimlerimle 4 yıldızdan 5 yıldıza tekrar geçmiş olacağım. Şimdilik gerçekleştirmek istediğim tek hedefim.
  • Otelinizin Ankara’da olması işletmenizi olumlu mu etkiliyor?

  • Olumlu etkiliyor. Ama Ankara’nın turizm olarak çok eksiği var. Ben Ordu’luyum, bir yerlere gittiğim zaman mesafeler uzun oluyor. Bir hafta sıkılmadan durabiliyorum. Ama Ankara’ya bir misafiriniz geldiğinde nereye götürüyorsunuz? Kuğulu park, Anıtkabir, alışveriş merkezleri ve müzeler… Gölbaşı bile hala olması gerektiği gibi değil. Bakın fuar alanının bile daha yeni çalışmaları başladı. Zamanında Türkiye’de iki tane fuar vardı, biri İzmir ve biri Samsun fuarları. Ki bu fuarların ikisine de gittim. Karadeniz bölgesi Çorum’dan başlayarak Trabzon’a kadar Kastamonu, Zonguldak hepsi fuara giderdi. İzmir de o bölgeyi alırdı. Bakın 2017’deyiz Ankara’da bir fuar yok. Ankara’da “mall”ler haricinde nereye gidiyorsunuz? Türkiye’nin başkentinden bahsediyoruz. En kötü bir hafta insanları gezdirebileceğim bir nokta olması lazım. Mesela ben Kapadokya’ya dört saatte gidebiliyorum öyle bir sistem olmalı ki hızlı trenle bir saatte gidelebileyim. Sabah gidip akşam geri geleyim. Yani Ankara’da turizmin çok eksiği var. O nedenle inşallah sizlere nasip olur da sizler bir yerlere gelirsiniz bizden daha önce görürsünüz bazı şeyleri, biz yaptıramadık siz yaptırırsınız.
  • Otelinizde sadece konaklama hizmeti mi veriyorsunuz? Başka hizmetler de var mı?

  • Benim otelimde on bir tane irili ufaklı salon var. Biz tüm operasyonu, her şeyi yapabilecek bir oteliz. Bahçemiz var kır düğünler yapabiliyoruz. 1500 metrekare de spa alanımız var. Ankara’da ki tek ekolojik havuz bizde var. Ekolojik havuz dediğimiz şu; havuzda klor kullanmıyoruz bunun anlamı ise okyanus tuzu var ve biz havuzu onunla besliyoruz. Bu tuz da içindeki zararlı maddeleri yok ediyor. Klor gibi düşünün ama klor olmadığı için hamileler ve çocuklar rahatlıkla kullanabiliyor. Ankara’da sadece bizde olan iki şey var:
  • Ekolojik havuz
  • Her cumartesi fasıl programı
  • Çalışanlarınızı işe alırken nelere dikkat ediyorsunuz? Özellikle turizm mezunlarına öncelik tanıyor musunuz?

  • Tabii ki Turizm önceliğimiz var. Eğitim önemli ama her şey demek değil. Yani eğitimle her şeyi halledemiyorsunuz. Gazi Üniversitesi’ni bitirirsin, bir başkası diğer bir üniversiteyi. Personel başvuruyor, mesela Gazi Üniversitesi mezunuyum diyor. Ben garsonluk yapmam diyor. Ama ben yapmışım zamanında, sende yapabilirsin, garsonluk yapmadan ya da en alt seviyedeki bir konumda bulunmadan müdür olamazsın. İnsanlara takım silmeden takım silmeyi öğretemezsiniz. Sen personeline yaklaşık üç yüz tane çatal bıçağı atıyorum on beş dakikada sildirmek zorundasın. Zaman önemli, çünkü başka işlerinde vardır. Biz hızlı düşünmek zorundayız, hızlı hareket etmek zorundayız ve sen bunu yaptıramazsan olmaz. Bu çatal bıçağın nereye konulacağını bileceksin. Bir sistemi var. Tatlı çatal bıçağının hangisi önde hangisi arkada olur biliyor musunuz? Gazi Üniversitesi veya Hacettepe Üniversitesi bunu öğretmeyebilir. Ama sen öğrenmelisin. Her şeyi okul öğretmeyebilir. O zaman yapacak ne var. Bunları ancak sahada öğrenebilirsin.
  • Yabancı dilin önemini biraz açıklar mısınız?

  • Bizde on tane departman var. Her departman için geçerli değil. Satış ekibi, ön büro ekibi ve F&B ekibi. Bunların yabancı dili olmak zorunda. Ben F&B kökenliyim, yiyecek içecek kökenliyim. Önceki yıllarda satış personelinden veya ön bürodan çıkarmış genel müdür, şimdi tam tersi oldu. F&B’den çıkıyor, operasyonu bilmeniz gerekir. Genel müdür için operasyon çok önemli. Çünkü otellerde bir salon kültürü oluşmaya başladı. Toplantı, kongre, düğün, nişan, seminer veriyorsunuz bu da operasyon içerisine giriyor.
  • Bir turizmci nasıl olmalı?

  • Türkiye’de iki alan var herkesin yorum yapabileceği, biri futbol biri turizm. Otele girdiğin zaman hemen yoruma başlarsın. Turizmci cin gibi olacak. Her şeyi önceden sezebilmeli ve yorumlamalı. Çabuk karar vermeli. Şikayetten korkmamalı. Şikayeti nasıl artıya dönüştürürüm panik yapmadan yolunu bulmalı.
  • Son olarak bizlere tavsiyeleriniz ve söylemek istedikleriniz nelerdir?

  • Mutlaka İngilizceyi öğrenin. İkinci dil mümkünse Almanca’yı da öğrenin. Bakın şöyle anlatayım. Şimdi iyi bir üniversiteyi bitirmek yedinci yılda sizi genel müdür yaparsa bu eğitim ve yabancı dilden kaynaklanır. Ama o eğitimi o İngilizceyi almazsan on beş yıl sonra genel müdür olursunuz. Fark bu arkadaşlar. Bu farkı iyi kavrayın. Donanımlı isen zamanında genel müdür olursun, donanımsızsanız geciktirir. Bu iki şeyi elde etmeden başarılı olma şansın zor. İyi bir eğitim ve yabancı dil. Bunun haricinde sahada ne kadar çaba ve emek verirsen sana bazı şeyler daha çabuk artı olarak döner.
  • Dil konusunda bir öneriniz var mı?

  • Oğlum Ayrancı Anadolu lisesine gidiyor ve Çince bölümü var. Bana soruyor niye Çince? Çünkü geleceğin dili Çince.
  • Arapça’da öyle, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

  • Dedeman grubunda çalışırken Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yaptım. Orada Dedeman otelleri açtık. Bu bölgelerde Arapça bilen insan sayısı çoktur. Mesela Batum’da misafirlerin yüzde on ikisi Araplardır. Arapça’da çok önemli ama uluslararası dil İngilizce’dir. Ben Antalya’da dört yıl çalıştım bu bölgedeki turistlerin, tamamı Almandı, profil şimdi değişti tabi. Almanlar İngilizce konuşmak istemiyorlar, Fransızlar da öyle. Mesela İngiltere’de bir markete bir şeyler almaya girdim, yabancı dilim var ama bir İngiliz gibi konuşamıyorum. Adam aksanını anlayamıyorum, seni anlamak zorunda değilim diyor. Ama ben anlattım. Türkiye’de ki turiste bunu deme şansın var mı? Bu sektörde çalışıyorsan Rusça, Almanca, Arapça ve İngilizce dillerini öğreneceksin başka şansın yok. Bir de Çince geliyor. On-on beş yıl sonra Çince zorunlu hale gelecek. Hepimizin giydiği aldığı her şey Çin malı. Önceden böyle değildi; Rusya idi, Avrupa idi. Devlet bunu görmüş hemen Çinceyi yerleştirmiş. Onun için Çince, Rusça, Arapça, Almanca ve İngilizce bu beş dili öğrenmek gerekiyor. Benim eşim öğretmen, bir kuzenim bankacı, bir kuzenim var kalp doktoru, her mesleğin alıcısı var ama turizm çok başka bir meslek. Zekânla öğretmen, doktor olabilirsin. Ama turizmde zekân başka türlü olmalı.
  • Çok teşekkür ediyoruz, bize vakit ayırdığınız için. Kolay gelsin iyi çalışmalar dileriz.
  • Rica ederim, ben teşekkür ederim. Sizler de kendinize iyi bakın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here