Muğla, toplamda 17 ilçesiyle ülkemizin turizm cennetlerinden biri. Ege Bölgesi’nin turizm başkentlerinden Muğla’da gezilecek yerler saymakla bitmez. Sizin için hatırladığımız 8 tarihi yer ile öncelik vermeniz gerekenleri öğrenebilirsiniz…

BODRUM KALESİ

1406-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından kayalık bir yarımada üzerinde, iki liman arasında inşa edilmiştir. Kalede, Fransız, İtalyan, İngiliz, Alman ve İspanyol kuleleri bulunmaktadır. En yüksek yeri 47,50 metre yükseklikteki Fransız kulesidir. Rodos adası 1522 yılında Türkler tarafından alındıktan sonra, şövalyeler 1523’de terk etmişlerdir. 1895’den itibaren hapishane olarak kullanılan Kale, Fransız ve İngilizlerin I. Dünya Savaşı sırasında bombalamaları ile yarı yıkık hale gelerek terk edilmiştir. Kale içinde, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi yer almaktadır. Ülkemizin tek, Dünya’nın ise en önemli sualtı arkeoloji müzelerinden biridir.

muğla gezi rehberi- shutter

BODRUM ANTİK TİYATROSU

Klasik Çağ’dan kalma en güzel anıtsal eserlerden biridir Bodrum tiyatrosu. Bodrum’un merkezinde Göktepe’de, Bodrum-Turgutreis yolu üzerinde bulunan Antik Tiyatro, Bodrum’da Helen döneminden, Halikarnassos’dan kalan ve günümüze uzanan önemli tarihi eserlerden birisidir. 53 sıralı ve 13.000 kişilik kapasiteye sahip olan Antik Tiyatro, Skene(sahne binası), Orkestra(yarım yuvarlak) ve Kavea(oturma kademeleri) olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.

1973 yılında açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.

HALİKARNAS MOZOLESİ

Halikarnas Mozolesi(Mausoleion), yaklaşık 2400 yıl önce Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi Artemisia tarafından Halikarnassos’da yaptırılmış, Dünyanın yedi harikasından biri sayılan devasa bir mezardır. Yüksekliği açısından bir çukur halinde bulunan mozole 242 metre yüksekliğinde bulunurken taban ölçüleri ise 32 x 38 m arasındaydı. Kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini birleştiren, oldukça büyük boyutlardaki mezar, bu öneminden dolayı kendinden sonra gelen, aynı stildeki tüm yapılara mozole denmiştir.

YEDİLER MANASTIRI

Bafa Gölü manzaralı her yıl binlerce turistin ziyaret akınına uğrayan, Milas’a bağlı Gölyaka köyüne hakim Beşparmak Dağları’nda bulunuyor. Hz. İsa ve 12 havarisinin fresklerinin de bulunduğu Yediler Manastırı’na ulaşmak için yaklaşık 3 saatlik yolculuk yapmak gerekiyor. Bölgede Alman arkeologlar tarafından bulunan mağaralar ise en eski insan tasvirlerini barındırıyor. M.S. 7.yüzyılda inşa edildiği bilinen yapıda manastır, kilise ve kale kalıntıları bulunuyor. Kapıkırı ve Gölyaka’daki alanlar ise Hıristiyanların kutsal mekanlarından kabul ediliyor

MARMARİS KALESİ

İyonlar döneminde (M.Ö. 1044) yapıldığına ve Büyük İskender döneminde de yenilendiğine inanılıyor. Ünlü tarihçi Herodot, Marmaris’te ilk surların, M.Ö. III. binde yapıldığını yazmıştır. Bu dönemde bir Karia kenti olan Physkos (Marmaris), Ege Denizi ve Akdeniz arasında bir geçiş noktasıdır. Kanuni Sultan Süleyman kaleyi 1522 Rodos seferi öncesinde tekrar yenilenmiş ve genişletilmiştir. Kale I.Dünya Savaşında büyük zarar görmüştür. Marmaris kalesi 1970’lere kadar barınma alanı olarak kullanılırken 1980-1990 yılları arasında restore edilerek 1991 yılında müze haline getirilmiştir. Kalenin 7 tane kapalı alanı var. Bunlarda 2 tanesi arkeoloji salonu ve 1 tanesi de etnoğrafya salonu olarak düzenlenmiş durumda. Kalan bölümler ise sanat galerisi ve depo olarak kullanılmakta. Marmaris Arkeoloji Müzesi, Marmaris Kalesi’nde hizmet vermektedir.

TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL 5 DALIŞ NOKTASI:

KAUNOS ANTİK KENTİ

Antik dönemlerin ticari olarak önemli liman kentlerinden biri olan Kaunos, zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetmiştir. Günümüzde kıyıdan hayli içeride kalmıştır. Tarihin babası Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğunu yazıyor. Kenti ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde yoğun olarak yerleşim yeri olarak kullanılan kent, daha sonraları terk edilmiştir. Dalyan’dan da görülebilen kaya mezarları ise MÖ 4. yy’da yapılmış, daha sonraları Roma Dönemi’nde de kullanılmış. Lykia tipi mezarların içinde ölülerin üzerine yatırıldığı üç taş yatak bulunmaktadır. Cephelerinde iki İon sütunu, sütunların üzerinde ise friz ve alınlıklar dikkat çekmektedir. Alınlıkların birinde arslan kabartmaları vardır.

mugla- gezilecek- yerler-shutter

MİLAS MÜZESİ

1987 yılında ziyarete açılan müze 1,5 dönümlük bahçe içindeki yaklaşık 400 metrekare genişliğinde iki katlı binadadır. Teşhir salonunda Stratonikea kazılarında bulunan altın eserler, İasos kazılarında bulunan pişmiş toprak kandiller, Milas ve çevresindeki kazılardan buluntular, heykeller, heykel başları sergilenmektedir. Müzenin bahçesi de açık sergi alanı olarak kullanılmaktadır.

BEÇİN KALESİ

Milas–Ören karayolunun 5. kilometresinde, Milas Ovası’na hakim yaklaşık 210 metrelik düz doruklu bir tepenin üzerindedir. Kalenin bulunduğu yamaçta antik döneme ait kalıntılar bulunmuş. Bulunan mezar yapıları, bölgenin nekropol olarak kullanıldığını göstermiştir. Kalenin kuzeyinde Eski Tunç dönemine ait bir çocuk mezarına rastlanmıştır. Bölgenin MÖ 3000’lerde aktif olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Beçin Kalesi’nin adı, Barçın, Peçin günümüzde ise Beçin olarak kullanılmaya başlanmış.

CEVAP VER