Ege Bölgesi’nin İçbatı Anadolu Bölümünde yer alan Kütahya sınırları içinde kalan topraklarda yerleşen ve adı bilinen en eski halk Hititler’dir. Ancak çevredeki Arkeolojik buluntular ilin yerleşim tarihinin çok daha eskilere, ilk çağlara kadar uzandığını ortaya koyar. 1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından XI. yüzyılın sonunda Türk uygarlıklarıyla tanışan Kütahya, Germiyanoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmıştır. Ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin doğum yeridir…

17 Temmuz 1921 yılında Yunan işgaline uğrayan Kütahya, 30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutan Meydan Muharebesinin kazanılmasıyla sonsuza dek yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı bir il olmuştur. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz Cumhuriyeti biz tesis ettik. Onu ila ve idame edecek sizsiniz” sözünü Zafertepeçalköy’de, “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!..” komutunu da Dumlupınar’da vermiştir.

Şimdi tarihsel açıdan çok önemli dönemlere ve olaylara tanıklık etmiş zengin bir kültürel mirasa sahip Kütahya’nın gezilecek yerlerine bir göz atalım…

AİZANOİ ANTİK KENTİ

Kütahya’ya 50 kilometre uzaklıkta, Çavdarhiasra ilçe merkezindedir. Frigyalıların öncülü olarak antik kaynaklarda geçen Azan adlı mitoloji kahramanının su perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden Aizanoi şehrinin ortaya çıktığı sanılmaktadır. Antik Frigya’ya bağlı olarak yaşayan Aizanitis’lerin ana yerleşim merkeziydi. Zeus tapınağının çevresinde yapılan kazılarda, M.Ö. 3 bin yıllarına ait yerleşim izlerinin ortaya çıktığı görülmüştür. Roma imparatorluk döneminde tahıl ekimi, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş ve ünü bölge sınırlarını aşmıştır. Yine ilk sikkelerin bu dönemde basıldığı bilinmektedir. Roma döneminde Antik kentte yaklaşık 80.000 kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Kalıntılar arasında Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı, 15.000 kişilik tiyatro ve tiyatroya bitişik 13.500 kişilik stadyum, iki hamam, dünyanın ilk ticaret borsa binası, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde ikisi ayakta kalmış beş köprü, iki agora, gymnasium, Meter Steunene kutsal alanı, nekropoller, antik bir bent, suyolları, kapı yapıları bulunmaktadır. Aizanoi Antik Kenti Efes, Bergama, Side gibi kentlerle çağdaştır.

kutahya

KÜTAHYA KALESİ

Hisar Tepesi’nde bulunan ve çevresi 3.500 metre olan kalenin üç bölümü vardır; Kale-i Sagir, Kale-i Bala ve dış surlar. Kütahya Kalesi’nin yapım tarihi ve kim tarafından yapıldığına dair bir kitabesi bulunmamaktadır. Fakat kale Bizans, Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlı dönemlerine tanıklık etmiştir. Kütahya Kalesi Evliya Çelebi’ye göre 72 burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir. Kütahya Kalesi’nde ayrıca iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet döneminde yapılmış bir döner gazino ve kır kahvesi bulunmaktadır.

KÜTAHYA ARKEOLOJİ MÜZESİ

1965 yılında ziyarete açılan müze aslında, Ulu Cami yanında Umur-bin Savcı Medresesi olarak bilinen yapıdır. Bu medreseyi Germiyanoğulları devrinde Umur bin Savcı 1314 yılında yaptırmıştır. Müzede Aizonai örenyerinde 1990’da bulunan Amazon Lahti müzenin önemli eserleri arasındadır. Kütahya Arkeoloji Müzesi’nde, Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit , Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Burdur Hacılar’dan gelen Geç Kalkolitik Dönem boyalı keramikler müzenin en eski örnekleridir. Eski Tunç ve Frig dönemine ait Frig çocuk oyuncakları, Ana Tanrıça, Kybele, rahipler, Satyr ve Hekate heykelleri de dikkat çekicidir.

DUMLUPINAR MÜZESİ

Dumlupınar Müzesi’nde, Kurtuluş Savaşına ait silahlar, kılıçlar, o dönmeleri yansıtan eski fotoğraflarla birlikte 139 adet eser sergilenmektedir. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın gerçekleştiği topraklar üzerinde onun anısına kurulmuştur. Şehir merkezinde olup iki katlı müstakil bir binadadır.

TÜRKİYE’NİN TARİHİ MİRASLARI

ÇİNİLİ CAMİİ

Türk motiflerinin kullanıldığı süslemeleri ve mimarisiyle özgün bir örnek olan cami, 1973 yılında Ressam ve Neyzen Ahmet Yakupoğlu tarafından yaptırılmıştır. Caminin minaresi Orta Asya, binanın sekizgen ana gövdesi, kubbesi ve son cemaat yeri Selçuklu Beylikler devri üslubudur. Yapının içi kalem işi süslemelerle, dışı ise özel üretim mavi Kütahya çinileriyle süslenmiştir.

MIZIK ÇAMI

Domaniç ilçesi Domur Köyü’nde bulunan çamın boyu 11 metre, çevresi 4.70 metredir. Yaklaşık olarak 740 yaşında olduğu tesbit edilmiştir. Bu çamın Osmanlı Devleti’nin Kurucusu Osman Gazi’yi ninesi Hayme Ana’nın dallarına salıncak kurarak avuttuğu rivayet edilir. Hayme Ana torunları Osman’ı ve onun oğlu Orhan’ı da bu çamda ninni söyleyerek (mızıklanmasın diye dallarına salıncak kurup avuttuğu için bu çamın adı “Mızık Çamı” ve “Beşik Çamı” olarak söylenile gelmiş) büyütmüştür. 1988’de de şiddetli bir rüzgâr neticesi yıkılmıştır. Kültür Bakanlığı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafından 05.07.1988/83 tarih ve nolu kararı gereği Mızık Çamı anıt ağaç olarak tescil edilmiştir.

ÇİNİ MÜZESİ

Germiyan Beyi II. Yakup Çelebi (1387 -1429) tarafından 1411 yılında yaptırılan imaret, medrese, mescit, kütüphane ve hamamdan oluşan külliyenin imaret ve türbe bölümü, Kültür ve Turizm Bakanlığınca çini müzesi olarak restore edilip, 1999 yılında ziyarete açılmıştır. Çini üzerine açılan ilk müze olma özelliği taşır ve 14. yüzyıldan bu yana yapılan çini eserler sergilenmektedir.

SAAT KULESİ

Kütahya Saat Kulesi’ni 19. yüzyılın sonlarında Kütahya Valisi Fuat Paşa’nın yaptırdığı bilinmektedir. Daha önce, Analcı Mescit’in karşısında, 30 Ağustos Ortaokulu’nun arkasında bulunan saat kulesi 1975’ten önce yıktırılmış ve yerine Belediye Çarşısı yaptırılmıştır. Zafer Meydanı’nda yeniden yapılan saat kulesi, kare planlı, kesme taştan, iki katlı olup üzeri külah ile kapatılmıştır. 2005-2006 yıllarında aslına uygun olarak restore edilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here