Bir yandan bütçe sınırlamalarıyla uğraşırken, bir yandan da farklı yaşlardaki aile fertlerine hitap edecek bir tatil yeri bulmak zor gelebilir. Çocukların bez kullanmayı yeni bıraktıkları bir yaşta da, ergenliklerinin doruğunda da olsalar, ailendeki herkesin isteklerine uyacak bu en iyi tatil yerlerinden birine bayılacağına eminiz.

Hiç büyümek istemeyen ailelere – Rovaniemi, Finlandiya

Finlandiya’nın Laponya bölgesinde Sibirya kurtlarının çektiği kızakla yolculuk

Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece birkaç kilometre ötesinde, uçsuz bucaksız beyaz tepelerin üzerinden ve karla örtülü çam dallarının arasından geçtiğini hayal et. Belki bir kar arabasının veya Sibirya kurtlarının çektiği bir kızağın içindesin… İşte ailenle birlikte Rovaniemi’den bekleyebileceklerin tam olarak böyle bir deneyim. -35°C’lik rekor soğukların görüldüğü bu Finlandiya Laponyası başkenti, en az kuzeyin manzarası kadar çetin yemekler sunan Nili gibi kürklerle kaplı ve konforlu restoranlarıyla kışı kucaklıyor.

Taze kırmızı yaban mersinleriyle servis edilen sotelenmiş Ren geyiği eti veya ayı yahnisi gibi yemekler, kış harikalar diyarına geri dönmeden önce içinin ısınmasını sağlayacak.

Peki ya çocukların (ve çocuk ruhuna sahip yetişkinlerin) çok sevdiği o kırmızılar giyinmiş, neşeli, yaşlı adam? Burası aynı zamanda onun evi kabul ediliyor. Onu Santa Claus Village’daki Santa Claus Merkez Postanesinde (Finlandiya’nın ulusal posta servisi tarafından işletiliyor ve yılda yarım milyonun üzerinde mektup alıyor) mektupları gruplandırırken veya ahırda Ren geyiklerinin bakımını yaparken gördüğünde sakın şaşırma.

Çocuklar, elf atölyesine girerek, zencefilli kurabiyeden oyuncak yapımına Noel Baba’nın yardımcılarının tüm marifetlerini öğrenme fırsatı buluyor. Burayı ziyaret ederken büyük çocuklar bile Noel Baba’nın gerçekten yaşadığını kabul edecek.

Bu kadar kuzeye gelmişken, geceleri gökyüzünün rengarenk bir manzaraya bürünmesini sağlayan Aurora Borealis’i (Kuzey Işıkları) görmeden gitmek olmaz. Ağustos’un ortası ile nisan ayı arasında şehirdeysen, yılın 150 gecesi görülebilen bu doğa olayını görmek için büyük bir şansın olacak.

Hayvanseverler için Afrika safarisi – Kirindy Doğa Koruma Alanı, Madagaskar

Morondava’da Baobab Caddesi’ni süsleyen baobab ağaçlarıAilelerin favorilerinden Madagaskar (filmi) sadece bir çizgi filmden ibaret değil – aynı zamanda, aynı isimdeki Afrika adasında yaşayan büyüleyici hayvanların yaşamlarına da bakış atma fırsatıdır. Tabii ki konuşan hipopotamlar veya zürafalarla karşılaşmayı bekleyemesen de, karakteristik yana sıçrama özellikleriyle gösteriş yapan Verraux Sifaka lemurlarıyla vakit geçirebilirsin.
Sürdürülebilir ağaç kesimiyle korunan, kuru ve yaprak döken bir orman olan Kirindy Doğa Koruma Alanı’ndan geçen bir aile safarisi planlamak isteyebilirsin. Burada yedi farklı lemur türünü, firavunfaresini andıran kedi benzeri bir memeli olan fossayı ve ufacık Brookesia bukalemununu görebileceksin. Parkı, bir rehberin eşliğinde yaya olarak, gece veya gündüz ziyaret ederek dünyanın bilinen en küçük primatı olan Madagaskar zıplayan sıçanını da gözlemleyebilirsin.

30 metre boya ulaşan (10 katlı bir binanın yüksekliği) dev baobab ağaçları da oldukça etkileyici. Bu devleri görebileceğin en iyi yer ise Morondava’nın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Baobab Caddesi. Yerel efsanelere göre baobab ağaçları kutsal kabul ediliyor: Söylentiye göre baobablar tanrıların diktiği ilk ağaçlardandır ve yanlışlıkla baş aşağı dikildikleri için ağacın üst bölümleri gökyüzüne doğru uzanan kökleri anımsatıyor.

Mutlu kampçılar için – Perros-Guirec, Fransa

Pembe Granit sahilini ayakta kürek sörfü yaparak keşfet

Pembe Granit sahilini ayakta kürek sörfü yaparak keşfet

Fransa’nın Breton olarak bilinen kuzeybatı ucu, Karanlık Çağ’da Manş Denizi üzerinden Büyük Britanya’dan kaçan Britonların taşıdığı Kelt kültürü açısından zengin, ülkenin geri kalanından tamamen farklı bir bölgedir. Yani, Fransızcan o kadar iyi değilse burada çoğunlukla sokak ve mağaza tabelalarında göreceğin Breton diliyle de kendini sınayabilirsin.

Perros-Guirec’ten Ploumanac’h limanına kadar uzanan sahil, aydakileri andıran pastel renklerdeki kayalarıyla Pembe Granit sahili adını fazlasıyla hak ediyor. GR34 (uzun bir patika) üzerinde yürüyüş yaparak, yedi kilometre boyunca bazen şapka, tavşan ve hatta cadı şeklini alan kayaların neye benzediğine dair ailenle küçük bir yarışma yapabilirsin. Kırmızı tonlarındaki sahile ulaşabilmen için kırmızı granitten bir kule olan Ploumanac’h deniz fenerinin rehberliği yeterli olacaktır.

Kamp yapmayı seven aileler, su parkları ve gece kulüpleri dahi bulunan dev kamp alanları için bölgeyi tercih ediyor. Pierre & Vacances l’Archipel tatil evi kendini evinde gibi hissettirecek ve havuzu, plaja doğrudan erişimi ve sunduğu Sept-îles takımadası ile doğa koruma alanı manzarasıyla harika bir deneyim yaşamanı sağlayacak. Sadece birkaç adımla Trestaou Plajı’na ulaşabileceksin ve bugün ayakta kürek sörfü mü yoksa katamaranla tekne gezisi mi yapmak istediğine karar vereceksin.

Çevre dostu aileler için – Aloag, Ekvador

Oswaldo’nun anekdotları eşliğinde gizemli Bomboli Cloud Ormanı’nı keşfet

Oswaldo’nun anekdotları eşliğinde gizemli Bomboli Cloud Ormanı’nı keşfet

Çocuklarının aklı bir karış havada ve sen de onların ayaklarının yere basmasını istiyorsun? İşte bu tam da Ekvador yerlilerinin uzmanlaştıkları bir konu. Quito dünyanın en yüksek rakıma sahip başkenti ve dünyanın en büyük ve sık yağmur ormanı olan Amazon da bu ülkede bulunuyor.

Ekvador tırmanışına, Aloag’daki “volkanlar bulvarı” üzerinde bulunan ekoturizmde uzmanlaşmış aile işletmesi bir at çiftliği olan Hacienda La Alegria’da toprağı ve toprakla ilgilenenleri tanıyarak başlayabilirsin. Bu dağlık bölge, ülkenin en yüksek zirvelerinden bazılarına sahiptir. Burada her yaştan çocuk, çiftlik hayvanlarıyla ve sebze bahçesiyle ilgilenme fırsatı buluyor.

Nesiller boyu yerel binicilik tekniğiyle ilgilenmiş sanatçılar diyebileceğimiz Chagras (Ekvadorlu kovboylar) ile tanışmayı da ihmal etme. Onların rehberliği sayesinde, yemyeşil ve çiyle kaplı Corazon Dağı’ndan, Oswaldo ve Mariana’nın 30 yılı aşkın süredir çocukları gibi baktığı Bombolí Cloud Ormanı’na at sırtında yolculuk edebilirsin.

Onların yeşerttiği bu kişisel cennete adımını attığında, ormanı çevreleyen kalın sis dağılır gibi olacak ve ortaya ülkenin en narin biyolojik çeşitliliklerinden biri serilecek. Büyük çalılıkların altında utangaçça saklanan çok çeşitli vahşi orkide türleriyle karşılaşacaksın. Yerel ekosistemin sürdürülebilirliğiyle ilgilenen koruma çabaları hakkında daha fazla şey öğrenmek için orkide hastanesini de ziyaret edebilirsin.

Güneşin altında tarih dersi almak isteyenler için – Baf, Kıbrıs

Parlak Kıbrıs gökyüzünün altında Baf Arkeoloji Parkı’ndaki harabeleri keşfet

Parlak Kıbrıs gökyüzünün altında Baf Arkeoloji Parkı’ndaki harabeleri keşfet

Türkiye sahillerinin açığındaki bir ada, ılık Akdeniz rüzgârları, tertemiz plajlar ve geniş aralıklarla serpiştirilmiş tarihi harabeler: Kıbrıs’ın sunduğu bu aktivite menüsü sayesinde hiç sıkılmayacaksın. Kıbrıs sadece Afrodit’in doğum yeri olmasıyla değil, aynı zamanda hellim peyniri ve tatlı şarabı Commandaria ile de övünür. Bu yerel peyniri ve söylenene göre dünyanın isimlendirilmiş en eski şarabını servis eden tavernaları Baf’ın tarihi semtinde bolca bulabilirsin.

Dünya mirası alanları arasına kabul edilen Baf’ın her köşesinde, çevrendeki göz alıcı manzaranın keyfini çıkarırken araya bir parça da tarih dersi sıkıştırabilirsin. Belki Baf Arkeoloji Parkı’ndan başlayarak Roma evlerini hayranlıkla inceleyebilir veya şehrin hemen dışındaki Kral Mezarları’nı görmeye gidebilirsin. 4. yüzyıldan kalma bu harabeler bir zamanlar taşa oyulmuş mezarlarla dolu dev bir nekropoldü ve burada aristokratik Kıbrıs evlerindekilere benzer freskler ve mimari örnekleri görülebiliyor.

Eğer ailenle birlikte, rahat edebileceğin kadar ücra ama aynı zamanda herkesin meşgul olmasını sağlayacak aktivitelerle dolu bir plajda turkuaz suların tadını çıkarmak istiyorsan, tercih etmen gereken yer Peyia kasabasındaki Coral Bay. Plaja Baf’tan 23 dakikalık manzaralı bir araba yolculuğuyla ulaşılıyor. Adada, güvenliği ve su kalitesiyle öne çıkan yerlere verilen Mavi Bayrak ödülüne sahip 57 plaj bulunuyor ve burası da onlardan biri.

Sağlık ve eğlenceyi bir arada isteyenler için – Sovata, Romanya

Ayı Gölü’nün (Lacul Ursu) güneş ısısıyla ısınan sularında yüzme keyfiAyı Gölü’nün (Lacul Ursu) güneş ısısıyla ısınan sularında yüzme keyfi

Ormanlık bir araziyle çevrili, zencefilli kurabiyeden yapılmış gibi görünen bir kulübe ve hemen yanında da helyotermik (güneş ısısıyla ısınan) tuzlu sularda yüzen insanların renk kattığı Ayı Gölü… Denetim altındaki yüzme alanları, su aktiviteleri ve termal spa tesislerimuhteşem bir tatil menüsü sunuyor. Dünyaca ünlü spa tedavileri ve çamur banyoları turistlerin büyük bir bölümünü buraya çeken asıl neden, yani bu Rumen mucizesini vücuduna bolca sürmekten hiç çekinme – çünkü bu konuda yalnız olmayacaksın!

Yerin altında da daha fazla sürpriz yatıyor. Yerin 120 metre derinliğinde, iyileştirici mikro iklimiyle ünlü etkileyici tuz madeni Salina Praid keşfedilmeyi bekliyor. Mermer duvarları ve parıltılı zemini takip ederek, bitmek bilmeyen yeraltı koridorlarından ve salonlarından geçeceksin. Bunların bazıları bir oyun parkı, 3 boyutlu sinema, akrobatik macera parkı ve 18. yüzyılın madencilik ekipmanları sergisi gibi bölümlere çıkıyor ama en görülmeye değer kısım ise madenin şapeli. Bazı zamanlarda bu şapelde dini törenler de gerçekleştiriliyor ve ahşap banklar ve dev ahşap haçlarla mütevazı bir şekilde dekore edilmiş dev oyuğun içinde ilahiler yankılanıyor.

Kendini akıntının kollarına bırakmayı tercih edenler için – Sine-Saloum, Senegal

Saloum Delta’sındaki mangrov ormanlarında saklanan hayvan yaşamını keşfetmek için yapılan bir pirogue teknesi yolculuğuSaloum Delta’sındaki mangrov ormanlarında saklanan hayvan yaşamını keşfetmek için yapılan bir pirogue teknesi yolculuğu

Gambiya ile Senegal sınırının hemen kuzeyindeki Saloum Deltası, Saloum Nehri’nin kollarının karaları aşarak Kuzey Atlantik Okyanusu’na döküldüğü yerdir. Yavaş akıntılı tuzlu sulara eşlik eden zengin biyoçeşitlilik ülkenin bu bölümüne özgüdür ve UNESCO’nun koruması altındadır.

Aileni Senegal’le tanıştırmaya, Sangomar’ın en ucunda ve deltanın başlangıcında yer alan balıkçılık kasabası Djiffer ile başlayabilirsin. Yerel halktan insanlar, o gün tuttukları balıkları ve kabukluları getiren rengârenk balıkçı teknelerinin etrafına toplanır. Caddelerde yapacağın bir gezintiyle, pirogue teknelerinin ritmiyle sallanan baobab ve Hindistan cevizi ağaçlarının gölgesi altına kurulmuş mütevazı evleri keşfedebilirsin.

Toubacouta’da konakladığın takdirde tercihini Keur Saloum veya Domaine Les Paletuviers gibi kaliteli oteller arasından yapabilirsin. Nehrin kenarına geldiğinde, yakındaki mangrovları keşfetmek için gezinti yapabileceğin pirogue tekneleri bulmakta hiç zorlanmayacaksın.

Deltanın ritmiyle süzülerek, üzerinde yerleşim olmayan bir ada ve aynı zamanda bölgeye özgü kuşların mevsimsel yuvalama alanı olan Île des Oiseaux’ya yolculuk edebilirsin. Güneşin batmaya başlamasıyla birlikte, kuşlar da yuvalarına dönerken kavuniçi gökyüzünü doldurarak gecelik gösterilerini sergiler.

Bebek arabalı aileler için – Gent, Belçika

Gravensteen Kalesi’nin tahtına yerleş!Gravensteen Kalesi’nin tahtına yerleş

Biberonları, bebek bezlerini, bebek arabasını hazırla: ailece tatile çıkıyorsunuz. Belçika’daki Fransızca ve Felemenkçe konuşan klanlar Brüksel konusunda aralarında tartışadursunlar, sen tam bir Flaman şehri olan Gent’in yolunu tutabilirsin. Gent’in en çok seveceğin özelliklerinden biri, Belçika’nın araç giremeyen en büyük şehir merkezine sahip olmasıdır ve bu durum aynı zamanda burayı yaya veya bisikletle ziyaret için ideal yerlerden biri haline getiriyor.

Bebek arabasına pek uygun bir yer olmasa da, Gravensteen Kalesi şehrin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biridir. Bebek arabasını girişe park edip, cana yakın şövalyeden sana kale merdivenlerini göstermesini isteyebilirsin. Bütün bu zorluklar, tahta oturduklarında ufaklıkların yüzlerinin aldığı ifadeyi gördüğünde yerini büyük bir tatmine bırakacaktır. Bebek arabası trafiğine yakalanmadan şehri rahatça görmek istiyorsan, bir tekneye atlayıp, şehrin mimarisine hayranlığını kanalda süzülürken gösterebilirsin.

Korkusuz maceraperestler için – Snowdonia Ulusal Parkı, Galler

Ailen Snowdon Dağı’na çıkabilecek mi?Ailen Snowdon Dağı’na çıkabilecek mi?

Korkusuz aileleri önlerine çıkan hiçbir engel durduramaz. Çocukları hangi yaşta olursa olsun, çocuklarıyla birlikte seyahate çıkmak onlar için parkta piknik yapmak gibidir ve gidecekleri tatil yerini seçerken akıllarında tek bir ilke vardır: ya büyük oyna ya da evine dön.

Snowdon Dağı’na tırmanmak, uzun yürüyüşlere yeni merak salanların başarabileceği bir görev olsa da, yine de dayanıklılık ve sabır gerektirir. Dağa çıkan yollardan en az dik olan Llanberis Patikasını seçmek, yaklaşık 5 saatlik bir aile dayanışması gerektirir ve karşılığında da Lyn Padarn gölünün nefes kesici manzaralarını görme, otlayan koyunlarla tanışma ve dağın zirvesindeki pusula heykelciğiyle fotoğraf çektirme fırsatını sunar. Eğer yürüyüşün o ender görülen güneşli Galler günlerinden birine denk gelirse, ufukta belki İrlanda’yı ve hatta Man Adası’nı bile görebilirsin.

Buraya çıkmak için alternatif bir yöntem de yukarı trenle çıkmak ama bunun ailene çok kolay geleceğini biliyoruz! Başka bir adrenalin patlamasına ne dersin? Blaenau Ffestiniog’un eski arduaz madenleri sadece senin için dev yeraltı tramplenlerinedönüştürüldü. Bu geziden sonra ailendeki herkes eve üzerinde “I survived Wales and all I got was this stupid t-shirt” (Galler’de hayatta kaldım ve bana tek verdikleri bu aptal tişört oldu) yazılı tişörtlerle dönecek.

Macera dolu bir günün ardından bazıları üzerinde yorgan olarak sadece yıldızlarla kaplı gökyüzünü tercih ediyorsa da, kimileri de gölden sadece ufak bir yürüyüş uzaktaki Royal Victoria Hotel Snowdonia’da sıcak bir duş alıp, rahat yataklarda uyumayı seçecektir.

Kültür delisi aileler için – Toronto, Kanada

ROM Royal Ontario Museum’da tarihe doyROM Royal Ontario Museum’da tarihe ve geleceğe doy

Ailen akşamlarını yarışma programlarının karşısında cevapları televizyona haykırarak mı geçiriyor? O zaman muhtemelen seyahat listen de görülecek tarihi ve kültürel turistik yerlerle dolu olmalı.

Her ne kadar yalnız seyahat edenler için tavsiye ettiğimiz yerler arasında bulunsa da, her yaştan aile üyelerini hayal kırıklığına uğratmayacak bir yer varsa, o da Kanada, Toronto’dur. Kaçırılmaması gereken ve zaten yapacaklar listenin kesinlikle üst sıralarında olan bir aktivite, CN Kulesi’ne gidip 346 metre yüksekteki LookOut Level’dan şehir manzarasının keyfini çıkarmaktır. Buradan bir sonraki ziyaret edeceğin yeri görmüş olabilirsin: Royal Ontario Museum ve onun mimari harikası Michael Lee-Chin Crystal bölümü.

Doğal Tarih ve Dünya Kültürü galerileriyle zihnini doyurduktan sonra, sıra caddeye inip Ontario’daki ‘soul food’ restoranlarının tadını çıkarmaya geliyor. Toronto dünyanın en yoğun kültürel çeşitliliğe sahip şehirlerinden biri olduğu için mutfağı da çok zengin. Bir Kanada spesiyali olan Poutine (‘gravy’ soslu, peynirli patates kızartması) ile ailece karnınızı doyduktan sonra o kalorileri eğlenceli bir şekilde yakmanın en iyi yolu, Bad Dog Theatre Company tarafından verilen doğaçlama kurslarıdır.

Rahat ve hesabını bilen kâşifler için – Gozo, Malta

Gozo Adası’ndaki Azure WindowGozo Adası’ndaki Azure Window

Ergenlik çağının başlarındaki sıkılma eşiği düşük gençler için nasıl bir tatil organize etmen gerekir? Bu gençlik hastalığı için ilacımız: Gozo kaçamağı. Önce Malta’ya kısa bir uçuş, ardından 25 dakikalık bir feribot yolculuğuyla muhteşem Gozo adasına ulaşabilirsin.

Bu küçük ve doğayla iç içe adadaki tüm yollar, şehri yukarıdan gören bir hisar olan ve Rabat olarak da bilinen Victoria’ya çıkıyor. Kısa bir süre önce yenilenen bu yerde bol sayıda ufak gümüş dükkânı ve yapacak sayısız aktivite bulabilirsin. Çocukların oyalanmasını sağlamak için, onları Qala’nın eteklerinde ata bindirebilir, dalgıçlık deneyimi olanların dalış yapabileceği 39 metre derinliğindeki Karwela gemi enkazına götürebilir veya burun tıkanıklığına birebir gelen Marsalforn’un tuzlalarında gezdirebilirsin. Bunların hiçbirisi işe yaramazsa da, Taht Oyunları (Game of Thrones) dizisinin çekildiği bölgede tırmanış yapabilir veya “Brangelina” (Brad Pitt ve Angelina Jolie) çiftinin Hayatın Kıyısında filminin çekildiği plajda güneşlenebilirsiniz.

Çocukları üniversiteye göndermeden önce unutulmayacak bir aile tatili için – Florida Keys, FL, ABD

Florida Keys’te yüzme keyfi.Florida Keys’te yüzme keyfi

Çocuklar sonunda büyüdü ve büyük ihtimalle bundan sonraki tatillerini Cancun adasında eğlenerek veya Viyana’da müzeleri gezerek geçirecekler. İşte bu nedenle, üniversiteye gitmeden önceki bu son seyahatin sürekli hatırlanacak türden olması gerekiyor.

Miami, Key Largo’dan bir saat uzaklıktaki bu dünyanın dalış başkenti, seni tıpkı buradaki su altı İsa heykeli gibi kollarını açarak karşılıyor. Yol üzerinde altın rengi plajlarda yüzme molası verebilir veya timsah eti (tadı tavuğa benziyor) gibi yerel lezzetlerini tatmak için duraklayabilirsin. Daha büyük heyecanlar arıyorsan, yunuslarla dalış yapabilir veya cam zeminli teknelerden birine binerek deniz yaratıklarını çok yakından görebilirsin. Arkadaş canlısı yerel halktan seninle sohbet etmek isteyip, Key West’teki en iyi misket limonu turtasını nerede bulabileceğin konusunda fikir verenler olursa sakın şaşırma.

Florida Keys’ten ayrılmadan önce, ailece el ele tutuşup, ABD’nin (yaklaşık) en güney ucundaki şamandıraya sarılmayı sakın unutmayın.

Rahatlamak ve bağlarını güçlendirmek isteyen aileler için – Ubud, Bali, Endonezya

Maymun Ormanı Ubud'da tatlı bir tembellikle dolu aile eğlencesiMaymun Ormanı Ubud’da tatlı bir tembellikle dolu aile eğlencesi

Cep telefonları, defterler, kitaplar kapatıldı ve işten de izin alındı; ailece iyi bir tatil yapıp, bağlarınızı güçlendirmeye ihtiyacınız var. Huzur bulacağın o tatil Bali, Ubud’da seni bekliyor. Her ne kadar turistler Ubud’a kendi “Ye Dua et Sev” (Eat, Pray, Love) deneyimlerini yaşamak için akın ediyor olsa da, sen de kendini kolayca mütevazı bir yoga merkezine atabilir veya pirinç tarlalarında huzur dolu gezintiler yaparak Bali’nin otantik yönünü keşfedebilirsin. Köy tapınağında iç huzurunu bulduktan sonra, endişelerinden iyice arınmak için gitmen gereken yer Tegenungan Şelalesi’dir.

Nirvana’dan döndüğünde, çocuklarına o çok hak ettikleri eğlenceyi, yaklaşık 300 yengeç yiyen şebeğin yaşadığı Ubud Maymun Ormanı’nda verebilirsin.

Yemek düşkünü aileler için – Valensiya, İspanya

Mercado Central’de herkese uygun lezzetli atıştırmalıklar.Mercado Central’de herkese uygun lezzetli atıştırmalıklar

“Daha gelmedik mi?” sözü yerine “akşam yemeğinde ne var” aileni anlatmaya daha çok mu uyuyor? O zaman, İspanya’da, Valensiya’nın enfes yemek kokularıyla dolu sokaklarını dolaşırken mideniz bayram edecek. Bunol’e Tomatina savaşı için geldiysen, paellayı (safranlı pirinç yemeği) mutlaka denemelisin. Tıka basa yenen o yemekleri sindirmek için, şehrin sunduğu ücretsiz yürüyüş turları hem herkesi meşgul eden, hem de ücretsiz bilgilendiren hoş bir fırsat. Mercado Central’de yenen atıştırmalıklar, plajda ailece yenecek hoş deniz ürünleri için tasarruf etmene de yardımcı olacaktır.

Bir şeyleri ateşe vermenin ailece hoşlanabileceğiniz bir aktivite olduğunu düşünüyorsan, planlarını Las Fallas’a Mart ayında gelecek şekilde yapmalısın. Her semt kartonpiyerden dev heykeller yapıyor ve bunları tüm gece süren etkileyici bir parti sırasında yakıyorlar. Bu kadar sıcaklığın yeterli olmayacağını düşünüyorsan, sadece birkaç avro karşılığında sıcak çikolatayla ‘churros’ da yiyebilirsin.

CEVAP VER