Reklam

Sağlık Bakanı Recep Akdağ yaptığı açıklamada, “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın yeni döneminde, sezaryen oranlarının azaltılması ve normal doğumu teşvik için çalışmalar yürüteceklerini söyledi. Bu kapsamda sezaryen doğum oranları yüksek olan hastaneler için çeşitli yaptırımların uygulanacağını bildiren Bakan Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sezaryen doğum oranları yüksek olan hastaneler için ‘ceza’ kelimesini kullanmak istemiyorum. Konumuz özel hastane, üniversite hastanesi ya da Sağlık Bakanlığı hastanesi de değil. Hastanelerin hepsi bizim hastanelerimiz, hepsi vatandaşlarımıza hizmet eden hastaneler. Sezaryenle ilgili ülke programımızda gereksiz sezaryenleri önleme ile ilgili bir amacımız var. Annelerimizin sağlığını korumak, yavrularımızın, bebeklerimizin sağlığını korumak istiyoruz.”

Sezaryenin ihtiyaç olduğunda hayat kurtarıcı olduğuna işaret eden Recep Akdağ, ihtiyaç olmadan yapıldığında, bebekle ilgili zararları olduğunu dile getirdi.

Akdağ, bilimsel gerçeklerle de bunu mevzuat altına aldıklarını vurguladı.

“Farklı cezalar şeklinde de uygulayabiliriz”

Sezaryen oranı yüzde 80’in üzerinde hastaneler olduğunu ifade eden Bakan Akdağ, şunları kaydetti:

“Neredeyse bütün doğumlarını sezaryen ile yapan ekipler var. Biz sezaryen oranı yüksek diye hiç kimseye ceza vermek niyetinde değiliz ama sezaryen oranı yüksek olan hastaneleri incelemeye alacağız. Kim inceleyecek? Konunun uzmanı olan, bilirkişi vasfı olan bilim heyetleri, bilim insanları değerlendirecekler. Gereksiz bir sezaryen yapılmışsa, bu bizim mevzuatımıza, annenin, bebeğin hakkına tecavüz eden bir durum olduğu için biz o hastaneye mevzuatımızdaki para cezalarını uygulayacağız. Şu anda sezaryen başına 2 bin liraya yakın bir ceza var. Gerekirse ‘bu hastane kendi fonksiyonunu normal icra etmiyor’ diye farklı cezalar şeklinde de uygulayabiliriz.

O kadar yüksek sezaryen oranları varsa, gereksiz sezaryen oranı da yüksekse, o zaman biz oradaki ekibi eğitime alacağız. Bizim ilgili kanunumuzda da bu var. Bu eğitimi alırken de sayılara bakarak bunu yapmayacağız. Bilim insanları ‘evet burada bir eğitime ihtiyaç var’ diyecek. Biz de onları eğitime alacağız, aksi takdirde mesleklerini yapmalarına müsaade etmeyeceğiz.”

CEVAP VER