Türkiye’deki İlk milli kazı:

‘’İlk milli kazı olan Alaca Höyük Kazısı, Mustafa Kemal Atatürk’ün desteği ile Dr. Hamit Zübeyir Koşay başkanlığında 22 Ağustos 1935 yılında başlamıştır. 1948 yılına kadar kesintisiz devam eden kazılar Eski Tunç Çağı Hatti dönemine tarihlenen kral mezarları ile bilim dünyasında tanınmıştır. Kazılardan çıkan buluntular dönemin sosyo-ekonomik yapısını yansıttığı gibi Hatti döneminin ulaştığı üstün noktayı göstermesi açısından önemlidir. Yeni dönem Alaca Höyük kazıları ise 1997 yılından itibaren Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu başkanlığında devam etmektedir.’’

Alacahöyük:

Alacahöyük, Çorum’un 45 km. güneybatısında, Alaca İlçesi’nin 17 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Boğazköy’e 34, Ankara’ya ise 210 km. uzaklıktaki Alacahöyük köyü yerleşim alanı içerisinde yer almaktadır.                                                                                           Hitit öncesi dönemin önemli şehirlerinden biri olan Alacahöyük, M.Ö.2500 yıllarına kadar giden Hitit öncesi kral mezarlarından çıkan eserler en önemli buluntuları burada yer almaktadır. Fakat ayakta kalmış yapılar Hitit dönemine aittir.                                   Alacahöyük’teki Rölyef ve sfenkslerin çoğu M.Ö. 14. yy.’a aittir. Bunlar replikaları ile değiştirilmiş ve asılları Ankara’ya, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne taşınmıştır.

ALACAHÖYÜK MÜZESİ:

Müze 2 katlıdır. Müzenin giriş katında hemen karşımıza “Atatürk Salonu” çıkıyor. Çünkü: yörede ilk kazıların yapılmasını, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk emretmiştir. Bölgede kazı yapan diğer araştırmacıların isimleri de, müzenin diğer salonlarına verilmiştir. Müzenin zemin katında ise hatti eserlerini görebilirsiniz.

Gezi planı:

Sfenksli kapıdan içeri girince karşına tabelalar çıkıyor. Bu tabelalar Büyük Tur ve Küçük Tur olarak geziyi düzenliyor. Gezi yapılacak yürüyüş yolu da düzgün ve bölge rahatlıkla gezilebiliyor. Bazı yerlerde, dinlenme-oturma yerleri yapılmış yorulduğunuzda rahatlıkla dinlenebilirsiniz.

Vagonlar:

Bu vagonlar, Alaca Höyük kazı çalışmalarının ilk yıllarında toprağın taşınması için kullanılmıştır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile Alaca Höyük kazıları için 1935 yılında Nafia Vekaletince (Bayındırlık Bakanlığınca) 30 adet hibe edilen ilk kazı araçlarındandır. O dönemde devlet bütçesinin son derece zayıf olduğu düşünülürse, Atatürk’ün 30 adet vagonu hibe etmesi kültüre ve Alaca Höyük’e verdiği önemin bir göstergesidir. Bu vagonlardan sonraki yıllarda diğer kazılara da dağıtılmıştır.

Sfenks kapı:

Sfenksli kapı: 10 metre uzunluğunda ki bir yol ile büyük mabede bağlanmaktadır. Bu kapı mabedin anıtsal giriş kapısıdır. Sfenksli kapının genişliği 10 metredir. İki tane sfenks bulunmaktadır. Bu iki sfenksin ayakları altında kabartmalar yer almaktadır. Bunlarda: akrobatların, din adamlarının, Hitit kral ve kraliçelerinin katıldığı, Fırtına tanrısına ibadet etmek için yapılan tören ve festivaller betimlenmektedir.

Doğu tarafında bulunan sfenksin iç yüzünde: pençelerinde tavşan taşıyan, çift başlı kartal kabartması yer almaktadır.

Kuleler:

Sfenksli kapının doğu ve batı yanlarında, kuleler bulunmaktadır.

SİLOLAR:

Hitit kentlerinde, yer altı siloları sayesinde birçok tahıl ürünü hava almadan depolana biliyordu. Alaca höyükte de bunun örneklerini görebiliyoruz.

KANAL SİSTEMİ:

Kanal sistemi mabet binasına ait taş döşemeli avlunun sularını pişmiş toprak boru ile kanala, odalardakini ise taş örtülü, taş kapaklı kanallar, avlunun dışındaki ana kanala bağlıyor. Ana kanal da sfenksli kapıya doğru gitmektedir ve buradan da şehir kanalına bağlanmaktadır.

MADEN ATÖLYESİ:

Anadolu yer altı zenginlikleri bakımından çok zengindi. Çorum ili ve yakın çevresinde, bakır, demir, gümüş ve altın madeni bulunmaktaydı. Hititler, bu madenleri işletmiş, madenleri depolarda saklamışlardır. Bu madenlerle ticaret yapmışlardır.

Alacahöyük’te açığa çıkarılan bir maden atölyesinde, madenciliğe işaret eden birçok kalıntı bulunmuştur. Bu maden atölyesi, yürüyüş yolunda gezerken, sağınızda kalıyor ancak günümüzde üstü plakalarla örtülerek koruma altına alınmıştır.

POTERN-TÜNEL KAPI:

Alacahöyük Poternli kapı: iki burç, iki kapı ve bir girişten oluşmuştur. Yüksekliği 2 metredir. Poternin tabanı geniş ve yassı taşlarla döşenmiştir. Şehir dışına bakan kısmı tahrip olmuştur.

Mezarlar:

Yetişkin erkek ve kadınlara aittir. Bu mezarlara: çocuk ve bebek gömülmemiştir. Bu mezarlara Hatti ülkesinin kral ve kraliçeler, aynı zamanda rahip ve rahibeleri gömülmüştür. Ölülerin başı hep batıya doğru konmuş, yüzü de her seferinde güneye çevrilmiştir.

Mezarlar dikdörtgen biçimlidir ve oda mezar şeklinde düzenlenmiştir. Mezar çukurları düzenli değildir. Mezar çukurlarının dört kenarı, çamur harçla tutturulmuş, irili ufaklı taş dizileriyle çevrilmiştir.                                                                                                       Doğu-batı yönünde yerleştirilmiş mezarların boyları, yaklaşık 8-4 metre, genişlikleri ise 5-2 metre arasında değişmektedir.Mezarların tabanları kerpiç, sıkıştırılmış toprak ya da taş döşelidir.                                                                                                                         Mezarlar iki uzun duvar üzerine uzatılan ağaçlarla kapatıldıktan sonra, üzeri kerpiç, kil, toprak ve çakılla örtülerek düz bir dam şekli sağlanmıştır.

Güneş kursu:

Mezarlara ölü hediyeleri olarak bırakılan güneş kurslarının; dönemin kutsal hayvanı olan boğa boynuzları ile çevrili olması, bunların kültsel işlevi olduğunu gösterir. Kursların ortasında duran boğa ve geyik gibi hayvanlar tanrıyı, çevresindeki bezemelerle oluşturulmuş bölüm evreni, bazı kurslarda ise güneş ışığını sembolize eder.

Dini törenlerde, geçit alayının en önünde, bir sapa takılarak taşınan bu kurslar, ses çıkartmak amacıyla kullanılıyordu.                                                                             Tanrıları ve evreni temsil eden güneş kursları, mezarlara da dinsel bir inanış sonucu bırakılmıştır.

KÜÇÜK MABED-SARAY:

Bu büyük Hitit yapısının temel kalıntıları, Sfenksli kapıdan içeri girip, giriş bölümünü geçtikten sonra sağ yanda bulunmaktadır.

Müze ve Örenyeri Giriş Ücreti:

5 TL dir. Müze kart ve iş bankası maximum kart olanlara ücretsizdir.

Ören yerine girmeden sağ tarafta güneş kursunu göreceksiniz, güneş kursunun altında yer alan çeşmeden su içmeyi unutmayın. Çünkü bu su stres atan su olarak geçmektedir. Çorum’a yolunuz düşerse mutlaka Alaca höyüğe uğramayı unutmayın.

 

 

                                                                   Rekreatif Haber – Ramazan Özdemir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here