Rekreatif Haber – Melih UYSAL 


Taş fırın, odun ateşi ve özenle yoğrulmuş bir ekmek hamuruyla el emeğinin bolca girdiği bir reçeteyle geliyorum karşınıza bugün. Farklı bir lezzet olduğu konusunda bende sizin gibi düşünüyorum. Gerçekten farklı bir lezzet ve sanırım daha önce hem farklı hem de lezzetli bir şey yediğimi düşünmüyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefke ilçesinde yaşamaktayım. Burası aslında tamamen tarih kokuyor. Taş evler, Rumlardan kalan surlar, köprüler ve Türklerin vazgeçemediği lezzetlerin ana karakteri taş fırınlar. Sizde öyle düşünüyor musunuz? Benim kafamdaki düşünce size aktardığım gibi aslında. Kaburgaların, mis gibi kokan ekmeklerin, böreklerin, tatlıların tadı bir vazgeçilmez oluyor taş fırından çıktığında. Sanırım taş fırında ya da odun ateşinde pişen yemekler çok ilgimi çekiyor. Bugün sizlerle paylaşacağım tarifte aslında İtalyanların. Fakat biz onu tamamıyla Kıbrıs mutfağından ürünlerle karıştırarak yeni bir ürün haline getirdik.

Kuzey Kıbrıs’da bilirsiniz ki Hellim Peyniri, Türkiye’de kişniş denilen fakat Kıbrıs da ki adı Cilandro olan bir taze baharat, yine aynı şekilde Türkiye’de ki adı Yeşil Kırma Zeytin olan Çakistes ile yapıldı bizim minik ama görünüşü harika olan ekmeklerimiz. Nasıl yapıldığını merak ettiğinizi düşünür gibiyim. Tamamen farklı bir ekmek çeşidi bende 2.defa yapma fırsatı bulduğum ve gerçekten keyif aldığım için şuanda sizlerle paylaşıyorum aslında.

Ciabatta için öncelikle 2 aşamalı hareket etmeniz gerekiyor aslında. İlk başta ilk hamurunuzun 1 saat mayalanması gerekmekte. Zor olduğunu düşünüyorsunuz gibi hissediyorum ama cidden bir zorluğu yok. Un-su-maya ayrılmaz üçlüsünü ayırmadan bir kabın içerisinde iyice yoğurup mayalandırıyoruz. O sırada o mayalanıyor dinleneyim düşüncesini aklınızdan çıkarıp Hellim Peynirini, Kırmızı Soğanı, Taze baharatlar olan maydanozu, naneyi ve kişnişi bir kapta küçük küpler şeklinde doğrayıp kenarda bir yerde saklayın. Daha sonra 1 saat mayalandırdığınız bigayı yanınıza alıp Final hamurunu hazırlamaya geçin. Yine aynı şekilde un-su-maya üçlüsünü zeytinyağı, süt ve ilk hazırladığınız biga hamuruyla birleştirin ve birazcık yoğurun. Daha sonra içerisine doğradığınız malzemeleri ilave edip biraz daha yoğurduktan sonra burada Peçenev denilen kasnağa koyup önceden odun ateşiyle ısıttığınız taş fırının içerisine sırasıyla yerleştirip, pişmesini ve nar gibi kızarmasını bekleyin.

Biz çıktığında yanına Nar ekşisi, zeytinyağı ve tuzla harmanlanmış çeri domates ve salatalık küpleri , Beyaz Peynir , Kıbrısa özgü konserve jambon ve birer bardak sımsıcak çay alıp bu tadın keyfini çıkardık.Sizlerinde denemesini tavsiye ediyorum tabiî ki.

Umarım bu tadı sizlerle paylaştığım için benden memnun kalmışsınızdır.

Esenliklerle

1 YORUM

CEVAP VER