Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve diğer referans kurumlar günlük toplam fazla tuz tüketiminin 5-6 grama denk gelen 1 çay kaşığı tuz ile sınırlandırılmasını önerirken Türkiye’de tuz tüketimi bu önerinin tam üç katı!

Sabri Ülker Vakfı da aşırı tuz tüketimine dikkat çekmek üzere Dünya Böbrek Günü’nde “Fazla Tuzu Azalt, Ömrünü Uzat” adlı bir farkındalık kampanyası başlattı.

Fazla tuzu azaltmak 4 kişiden 1'inin hayatını kurtarabilir

Sabri Ülker Vakfı, Türkiye’deki aşırı tuz tüketimine dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak için “Fazla Tuzu Azalt, Ömrünü Uzat” kampanyasını, Tuz Haftası 2018 kapsamında hayata geçirdi.Farkındalık kampanyasının duyurusu için 8 Mart’ta İstanbul’da, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Altun, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Erdem ve Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülver Derici,   Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. H. Tanju Besler ve Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş’un katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi.

1 ÇAY KAŞIĞI TUZ YETİYOR

Fazla tuz tüketiminin toplum sağlığının geleceği için önemli bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş,“Günlük tuz tüketimi İngiltere’de 9, ABD’de 10, Japonya’da 12, Çin’de 13 gram iken bu rakam Türkiye’de 15 gram. Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı ve önemli diğer referans kurumlar günlük toplam tuz alımının, 5-6 grama denk gelen 1 çay kaşığı tuzla sınırlandırılması gerektiğini öneriyor. Aşırı tuz tüketiminin ve beraberinde yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde ilk adım, farkındalık oluşturularak beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının değiştirilmesinden geçiyor” diye konuştu.

TENCEREYE EKLENEN TUZA DİKKAT!

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Yunus Erdem, Türkiye’deki tuz tüketim oranlarını ortaya koyan SALTURK-2 araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre 15 gram olan günlük tuz alımının yüzde 56’sından yiyecek ve içeceklerden alınan yemek tuzu sorumlu. Yemek tuzunun dörtte üçünü tencereye eklenen tuz oluşturuyor. Kalan dörtte birlik kısmını ise; zeytin, peynir, turşu, salça, çeşitli soslar, tuzlu baharat karışımları ve besinlerle doğal olarak alınan tuz oluşturuyor. Günlük tuz tüketimimiz yemek tuzundan sonra yüzde 32 ile geleneksel ekmek tuzu, yüzde 13 ile sofra tuzu takip ediyor.

TOKSİK ETKİ GÖSTERİP SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR

Tuz tüketiminin sağlıklı yaşamda yerine değinen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Altun “Aşırı tuz tüketiminin önlenmesi, yüksek kan basıncı ve buna bağlı ortaya çıkabilen kalp, beyin ve böbrek ile ilişkili kronik hastalıkların azalmasında önemli rol oynayabilir. Aşırı tuz tüketimi kan basıncından bağımsız olarak toksik etki göstererek mide kanseri, kemik erimesi ve diğer kalp sağlığı sorunları riskini de artırabilir” dedi.

BİLİNÇLİ ANNELERİN ROLÜ BÜYÜK

Toplantıda konuşan Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. H. Tanju Besler, şunları söyledi: “Birçok yeme ve beslenme davranışı çocukluk çağında kazanıldığı gibi tuz tüketim alışkanlıkları kazanılabilir. Bilinçli anneler sayesinde çocukluk çağında doğru tuz tüketim alışkanlıkları kazanılabilir ve ileri yaşlarda da sürdürülebilir. Kadınlar doğru yeme ve beslenme davranışlarının aileye ve çocuklara kazandırılmasında önemli rol üstleniyor. Ancak özellikle gebelik ve menopoz dönemindeki kadınlar aşırı tuz tüketiminin kendileri için de riskli olduğunun farkına varmalı. Kadınlar menopoz ve menopoz sonrası dönemde,  kemik erimesi açısından risk altındadır. Aşırı tuz tüketimi, vücuttan kalsiyum atımını artırarak kemik erimesinin ilerlemesinde rol oynayabilir. Dolayısıyla kadınların tuz tüketimi hakkında farkındalığının artırılması toplum sağlığı açısından önemli rol oynuyor.”

YÜZDE 45’İ HİPERTANSİYONU OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİL

 

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülver Derici ise hipertansiyon farkındalığı ve kontrolü konusunda kadınların önemine dikkat çeken bilgiler verdi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre her üç ölümden birinin nedeninin hipertansiyon olduğunu belirten Prof. Dr. Ülver Derici, “Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığının kadınlarda yüzde 32.3, erkeklerde ise yüzde 28.4. Hipertansiyon görülme sıklığı kadınlarda erkeklere göre daha yüksek. Ancak bu konudaki farkındalık da kadınlarda erkeklerden yüksektir. Erkeklerin yüzde 41’i, kadınların ise yüzde 67’si hipertansiyon farkındalığına sahiptir. Toplumun genelinde hipertansiyonu olan bireylerin yüzde 45.3’ü ise bu durumun farkında değil” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here