2019 Yiyecek-İçecek trendleri çok daha sağlıklı ve lezzetli mi olacak?

SOFRA Genel Yayın Yönetmeni Esra Düzdağ yazdı…

Sağlıklı beslenmenin önemini koruduğu 2018’de, besleyici değeri yüksek ve aynı zamanda doyurucu gıdalara yönelimle birlikte, pek çok ürün yaygın olarak hayatımıza girdi…

Kinoa, çiya, amarant, yulaf kepeği, hindistancevizi yağı, şekeri ve sütü, badem unu, dut unu, bakliyat filizlendirme olarak bilinen mikro filizler gibi…


Fermante yiyecek ve içecekler, özellikle “kombucha” tüm dünyada trend halindeydi. Kefir, sirke ve turşuya da saygı duruşunu ihmal etmedik tabii ki!

Glutensiz ve şekersiz ürünlere ilgi, her geçen gün arttı.

Avokado, kafe-restoran menülerinden, sosyal medyadaki influencer kahvaltı tabaklarından çıkıp, ev mutfaklarına da girdi.

Deneyimli ve popüler şeflerin, daha geniş kitlelere hitap edebilmek için açtığı sokak yemeği konseptli restoranlar, büyük ilgi gördü.

Aktif karbonlu tarifler, kaburgalı burgerler, farklı kokoreç yorumları menülerde kendine geniş yer buldu.

İçinde bulunduğumuz çağın gerçekleri “atıksız mutfak” kavramını öne çıkardı. Sebze ve meyvelerin kabuğundan çekirdeğine tüm kısımları kullanılarak tarifler hazırlandı.

Gelelim 2019’a…

“İyi beslenme” ve “sürdürülebilir beslenme” kavramlarını önümüzdeki günlerde çok daha fazla duyacağız. Tahıl, sebze ve meyveler, hayvansal gıdaların önüne geçecek.

Kaynağını bildiğimiz ürünleri tüketmeye, gıdaların bedensel ve ruhsal etkilerine her zamankinden daha çok dikkat edeceğiz.

Bağırsaklardaki dengeyi sürdürme konusunda hayati öneme sahip probiyotik gıdalar zirve yapacak!

Yoğurt, kefir, sirke ve turşu gibi zengin probiyotik kaynaklarını bol bol tüketeceğiz. Geçtiğimiz yıl her kesim tarafından ilgi gören ekşi mayalı ekmekler, 2019’da da değerini koruyacak.

Artizan ekmekçilerin sayısı artacak. Aralıklı oruç anlamına gelen “intermittent fasting” ve “ketojenik beslenme” gibi alternatif yöntemler çok konuşulacak, pekçok kişi tarafından tercih edilecek…

Lezzetli ve ekonomik sokak yemekleri, geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2019’un da gözdeleri arasında yer alırken, festivallerin de etkisiyle yerel lezzetlere olan ilgi artacak.


“Sıfır atık kavramı mutfaktan başlar” bilinci toplumun her kesimine yayılacak. Okullardan evlere, otellerden küçük kafelere kadar, atıksız mutfağı destekleyen uygulamalar yaygınlaşacak.

İsraftan mümkün olduğunca kaçınan bir mutfak anlayışı, daha doğrusu “israfsız bir yaşam biçimi” benimsenecek.

Tüm bunlar, gözlemlerimden yola çıkarak bulunduğum öngörüler…

Elbette en iyi beslenme şekli, trendden öte, kişinin kendi yapısına ve yaşam tarzına uygun, sürdürülebilir olanı…

Hızlı dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisini de eklersek, bakalım bu trendler nereye doğru evrilecek? Siz de konu hakkındaki yorumlarınızı, tahminlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim…

2019’un, ağız tadıyla geçireceğimiz bir yıl olması dileğiyle…

Reklam

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here